Over rezerv testleri

KISIRLIK (İNFERTİLİTE) VARLIĞINDA YAPILAN TAHLİLLER, TESTLER

Bir çiftte kısırlık yani infertilite varlığı söz konusu olduğunda bunun sebebinin araştırılması için ve hangi tedavilerin gerekebileceğinin planlanması için bazı tahliller, testler yapılır. Erkekle ilgili bir problemin varlığının araştırılması için öncelikle spermiogram (sperm testi) ve üroloji uzmanı tarafından ürolojik muayene yapılır. Gerekirze daha ileri tetkikler üroloji uzmanlarınca planlanır. Kadında öncelikle pelvik muayene, ultrasonografi daha sonra yumurtalık fonksiyonlarını gösteren hormon tahlilleri, over rezerv testleri (yumurtalık kapasitesi), rahim filmi (hsg), salin infüzyon sonografi (sis) ve son olarak gerekirse histeroskopi, laparoskopi işlemleri yapılır. Bunlar aşağıda daha detaylı olarak anlatılmıştır.

Pelvik muayene ve ultrasonografi:
İnfertilite (kısırlık) değerlendirilmesinde ilk basamaktır. Hastada myom, kist veya benzeri bir pelvik patoloji varlığı araştırılır. Doğumsal rahin anomalileri veya rahim içerisinde septum (perde) varlığı ultrasonografide tespit edilebilir. Tüplerin açık veya kapalı olması ultrasonografide izlenemez bunun için rahim filmi (HSG) gereklidir, hsg (histerosalpingografi) hakkınd detaylı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Ultrasonografi ile ayrıca folikül (yumurta) büyümesi ve ovulasyon (yumurtlama) varlığı takip edilebilir.

Hormon tahlilleri:
Kısırlık durumunda mutlaka yapılması gereken tahlillerdir. Adetin üçüncü günü yumurtalık (over) fonksiyonlarını gösteren hormon tahlilleri (FSH hormonu, östrojen hormonu) yapılır. Bu tahliller kadının yumurtalık kapasitesi (over rezervi) ve gebe kalma şansı hakkında önemli bilgiler verir. Göğüslerden süt gelmesi (galaktore) gibi bir durum varsa prolaktin hormonuna (süt hormonu) ve troid hormonlarına da bakılır. Bu hormonlarla ilgili detaylı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Adetin 21. günü yapılan progesteron hormonu ölçümü ovulasyon (yumurtlama) olması hakkında bilgi verir.

Over rezerv testleri (yumurtalık kapasitesi değerlendirmesi):
Bu testler kadının yumurtalıklarının hormon üretme ve yumurtlama kapasitesini gösteren testlerdir. Bu testler tedavinin başarısı ve planlanması hakkında önemli bilgiler verir. Bu testler hakkında ayrıntılı bilgilere buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Salin infüzyon sonografi (SİS):
Halk arasında “sulu ultrason” diye tabir edilir. Rahim içerisine vajinadan ince bir kanül ile sıvı verilerek ultrason yapılmasıdır. Bu verilen sıvı sayesinde rahim içerisi genişleyeceği için rahim iç duvarındaki myom, polip ve benzeri patolojiler daha rahat izlenir. HSG ve SİS rahim içindeki patolojiler hakkında bilgi veren tetkiklerdir. SİS (sulu ultrason) hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Histeroskopi:
Rahim içerisine kamera ile bakılan histeroskop denilen bir sistem kullanılır. Rahim içerisindeki patolojilerin gözlenmesi ve bunların tedavisi için kullanılır. Rahim içerisindeki polip ve myomlar histeroskopi yöntemi ile alınabilir. Histeroskopi her kısırlık hastasında yapılması şart bir işlem değildir, genellikle sis ve hsg’de (rahim filminde) bir patoloji izlendiğinde histeroskopi yapılır, sis ve rahim filmi normalse histeroskopi yapılmaz. Histeroskoi hakkında detaylı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

endometrial hiperplazi

HORMONLU SPİRAL – PROGESTERONLU RİA
İLAÇLI SPİRAL – LEVONOSGESTREL İÇEREN RAHİM İÇİ SİSTEM

Spiral (RİA, rahim içi araç) rahim içerisine yerleştirilen T şeklinde bir alettir. En sık kullanılan spiraller bakır içeren spirallerdir. Bakır içeren spirallerin dışında özellikle son yıllarda gebelikten korunmak dışında başka amaçlarla da kullanılan progesteron hormonu içeren spiraller kullanılmaktadır. Ülkemizde bu tür spirallerden sadece bir marka (mirena®) bulunmaktadır. Mirena toplam 52 mg levonorgestrel içerir ve günlük olarak 20 mikrogram levonorgestrel salınır.LNG-RIA veyaLNG-IUD şeklinde de kısaltılır.

Progesteron hormonu içeren spiraller gebelikten korunma (kontrasepsiyon) için kullanılabileceği gibi, içerdiği hormon sayesinde aşırı adet kanamalarının tedavisinde ve endometrial hiperplazi gibi hastalıkların tedavisinde kullanılabilmektedir.

Mirena bakır içeren normal spiraller gibi jinekolojik muayene masasında 1-2 dakikada basit bir şekilde ağrısız olarak uygulanabilmektedir. Diğer spiraller gibi genellikle adet döneminde takılırlar. Takıldıktan 1 ay sonra hasta kontrole gelir, bir problem yoksa daha sonra yılda bir kontrol edilir.

Mirena 5 yıllık kullanım ömrüne sahiptir. İçerdiği hormon miktarı 5 yıl yetecek kadardır. 5 yıldan sonra hala kullanılması gerekiyorsa eskisi çıkarılarak yeni bir mirena takılmalıdır. Diğer spiraller gibi mirenanın çıkarılması da basit ve ağrısız bir işlemdir.

Progesteron hormonu içeren spiralleri kullanan kadınlarda ilk aylarda ara kanamalar, lekelenmeler olabilir ve bu durumlar sıklıkla bir kaç ay sonra düzelmektedir. Bu spiralleri kullanan kadınların bazılarında da ilerleyen aylarda adet kanamalarında azalma, seyrekleşme veya adetlerin tamamen kesilmesi (amenore) görülebilmektedir. Nadiren tüylenme ve sivilceye neden olabilir.

MENOPOZ VE GEBELİK

MENOPOZDA HAMİLELİKTEN KORUNMAK GEREKİR Mİ?
MENOPOZ VE GEBELİK

Menopoz dönemine yaklaşırken gebelikten korunma yöntemleri:
40-45 yaş civarında menopoz dönemine yaklaşırken hamilelikten korunmak her zamankinden daha önemlidir çünkü bu yaşlarda çiftler çoğunlukla istedikleri çocuk sayısına çoktan erişmişlerdir ve sürpriz bir gebelik sonucu çocuk sahibi olmak istemezler. Ayrıca bu yaşlarda gebelik hem anne hem bebek açısından risklidir. Gebelikte annede tansiyon yükselmesi, preeklampsi gibi tıbbi problemler, bebekte anomali (sakatlık) riskinde artış olabilmektedir.

40 yaşından sonra menopoz dönemine kadar hangi yöntemlerle korunulabilir:
– Bu yaş grubundaki kadınlarda en çok önerilen ve en güvenli doğum kontrol yöntemleri spiral (ria) ve ameliyatla tüp bağlama yöntemleridir.
– Doğum kontrol hapları (OKS) özellikle sigara içenlerde 35 yaşından sonra çok önerilmez. Damar tıkanıklığı gibi ciddi problemlere sebep olabilir.
– Aylık ve 3 aylık hormon içeren iğneler çok tercih edilen yöntemler değildir. Çünkü sıklıkla adet düzensizliğine neden olurlar.
– Erkeğin prezervatif kullanması alternatiflerden birisidir ancak çok güvenilir bir yöntem değildir ve çoğu erkek tarafından sevilmeyen bir yöntemdir.
– Geri çekme (ilişki sırasında boşalacağını anlayan erkeğin dışarı boşalması) yöntemi hiçbir yaş grubunda önerilmeyen yüksek gebelik riski taşıyan bir yöntemdir.
– Takvim yöntemi yani yumurtlama olan günleri hesaplayarak diğer zamanlarda ilişkiye girme şeklinde uygulama hiç güvenilir değildir. Özellikle 40 yaşından sonra yumurtlama (ovulasyon) daha da düzensizleşeceğinden bu yöntem asla kullanılmamalıdır.
– Vazektomi yani erkeğin kanallarını bağlatması uygun alternatiflerden birisidir.

Yukarıdaki bilgilere rağmen her doğum kontrol yöntemi her çifte uymaz, bu nedenle korunmak isteyen çiftler mutlaka doktorlarına danışmalıdır. Uygun olmayan ve bilinçsizce uygulanan korunma yöntemleri hem istenmeyen hamileliklerle sonuçlanabilir hem de sağlık açısından risklere sebep olabilir. Doğum kontrol yöntemleri hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.